İçeriğe geç

Yıldızlarla Bağ Kurma Çağını Açmak İçin

İlahi İnsanlık Olarak Yaşamanın Yolu

Voice of Space Brothers

“Kendinizi” “Kendiliğinden Olan Şeyin” İçinde Eritip Genişleterek Yaşamak İçin

Yayınlanma tarihi Güncellenme tarihi

1. Yaşamın Büyük Kaynağı ve Gezegen Gelişimine Bağlı İnsan Bilincinin Evrimi

Evreni yaratan yaşamın büyük kaynağına (ilk Bir’e) Büyük Yaşam diyoruz, değil mi?
Buna karşılık diğer bütün canlı varlıklar küçük yaşamlardır.
Küçük yaşamlar olarak insanlık, en başından beri bir gün mutlaka yaşamın kaynağına dönecek şekilde tasarlanmış ve yaratılmıştır.

Bunun sırrı, gezegenlerin gelişimiyle bir takım olarak yerleştirilmiş “insan bilincinin evrimi programında” gösterilir.
Burada bunu kısaca tanıtayım.

1) Bir galaksinin içinde yeni bir gezegen oluşur (ateş topu hâli)

2) [En kaba titreşimin boyutu]

2-A) Gezegeni bir atmosferle kaplamak ve yüzey sıcaklığını oturtmak için çalışmak
3-A) Mikroorganizmalardan başlayarak canlı varlıkları evriltmek ve yaratmak için çalışmak
4-A) Maymunların DNA’sında değişiklikler yapmak ve onları insansı maymunlardan insanlara evriltmek

2) [Tanrısal Varlıkların titreşiminin boyutu]

2-B) Yüksek Tanrısal Varlıklar başka yıldızlardan ilahi dünyaya geçer
3-B) Her katman için en uygun bedenleri yaratarak daha kaba titreşimli dünyalara inerler
4-B) Başka yıldızlardan gelen insanlık, daha fazla kabalaştırılamayacak titreşim bedenlerini (fiziksel bedenleri) giyer ve fiziksel madde dünyasında (bu dünyada) aniden belirir

3) Geçip gelen insanlık ile yerli insanlık arasında hem ruhsal hem fiziksel karışma için çalışmak (bu aşamada geçip gelen insanlık, kozmik Tanrı’nın gezegen gelişimi programının bir parçası olarak, kozmik Tanrısal Varlıklar olduğu çağın anılarını tamamen unutur)

4) Kaba titreşimli dünyaların işlenmesi aşağı yukarı tamamlanır

5) İnsan bilincinin kutsallığını (kozmik Tanrısal Varlıklar çağının anılarını) diriltmek ve ruhsal ve maddi titreşimlerin boyutsal yükselişi için çalışmak

6) Eski değerlerin artık işlemediği, gerçek bir çıkmaz sokağın aşamasından geçmek

7) Evrimleşmiş yıldızlardan maddeleşerek beliren yüksek Tanrısal Varlıklardan yardım almak

7) O gezegenin bütün insanlığı, yaşamın kaynağıyla daha derin bir birlik için çalışır

2. Yedi Kalpa, Ruhun Planı ve İnsanlığın Bu Yaşamdaki Misyonu

Ayrıntılı süreç yıldızdan yıldıza değişir, ama ana hatlarıyla tek bir gezegenin evrimi, az önce sıraladığım aşamalardan geçerek geliştirilir ve işlenir.

Burada gözden kaçırılmaması gereken bir nokta var.
O da “bir gezegenin gelişiminin” “insan bilincinin evrimine ve büyümesine bağlı” olmasıdır.

Dünya’nın şimdiki hâlinden çıkıp hakikat, iyilik ve güzellikle dolu büyük bir uyum dünyasına geçmesi için, bütün Dünya insanlığının “kendini hareket ettiren yaşamın ne olduğunu” bilmesi ve yaşamın kaynağıyla birlik için çalışması önemlidir.

Buna biraz farklı bir açıdan bakınca, “gezegen gelişiminin” ardında saklı gerçek anlam görünür hâle gelir.

Şudur: her biri evreni yaratan bilinçten (yaşamın kaynağının yaratıcı enerjisinden) bir pay almış ve yıldızlara kaydolmuş yaşam ışığının filizleri, yeni yaratılmış bir gezegene kaydolur, o yıldızdaki daha fazla kabalaştırılamayacak en kaba titreşimin titreşim alanına iner ve orada iş birliği yapıp birbirlerine yardım ederek, o gökte ve yerde büyük bir uyum dünyası kurmak için her zorluğun üstesinden gelir, o misyonu tamamlar ve sonra kendi kalplerini ve bedenlerini evrenin merkezine geri döndürür; bu yolculuk “insanlığın evriminin ve yaratılışının resminin” ta kendisidir.

Ve bilmenizi istediğim bir şey daha, hangi yıldızda olursa olsun bir yıldızın evriminin kabaca yedi evrim aşamasından geçerek tamamlandığıdır.

Bu açıdan bakıldığında, az önce gösterdiğim program bakımından siz şimdi yedinci aşamadasınız.

Şimdiki çağınız, Dünya’nın tarihinden bakıldığında yedinci kalpanın sonundadır.

Bir “kalpa”nın öyle uzun bir dönem olduğu söylenir ki “göksel bir varlık, her bir kenarı dört kilometre olan bir kayayı yüz yılda bir kez yumuşak bir kumaşla sıvazlasa, kayanın aşınıp yok olması için geçen süre yüz kez tekrarlansa bile yine de bir kalpaya yetmez.” Bu yüzden yedinci kalpanın sonu, en son, ya hep ya hiç çağı anlamına gelir.

Siz, Tanrısal Varlık olduğunuz günlerde, bir gezegenin gelişiminin o noktaya kadar gelmeden tamamlanamayacağını biliyordunuz; bu yüzden hepiniz, çok önce Venüs’ten Dünya’ya geçtiğinizden bugüne kadar, sayısız kalpa boyunca kendinizi cilalayıp yükselterek bu son evrim zamanına hazırlandınız.

Ve bu yaşamda bebek olarak doğmadan önceki dünyada, Dünya âleminin tamamlanmasına yardımcı olmaya kesin olarak ant içtiniz ve Dünya’daki son yaşamınız olarak doğmak için tam da bu çağı seçtiniz.

Şimdiye kadar fiziksel insanlar olarak yaşamın o hakikatini unutup fiziksel yaşamda doğumun, yaşlılığın, hastalığın ve ölümün acıları ve endişeleri içine gömülü yaşamış, karmik titreşimlerin dışarı akmasına izin vermiş olsanız bile, artık zaman geldiğine göre hepiniz kendi özünüz olan Büyük Yaşam’a dönüş programını hatırlayacak ve kutsal olanı dirilteceksiniz.

3. Büyük Olanla Bir Olarak Yaşamanın Yolu ve İlahi Benlikle Birlik Hâli

Bundan sonra gündelik yaşamınızda her şeyle ilgilenme biçiminiz değişecek; aile yaşamında ve işte, edebiyatta, bilimde, sanatlarda ve siyasette, hatta hobilerinizde ve zevklerinizde.

Bakın, bu, ilgilendiğiniz şeyle birliği hedefleme ve o şeyin ta kendisi olarak, zorlamadan sonsuz gücü ifade etme aşamasına girmek anlamına gelir.

Kendini çiftçiliğe adamış insanlar, doğayla bir olmuş bir zihin hâli içinde ürünlerine güneşinkinden aşağı kalmayan bir sevgi ışığı dökebilecek ve kutsal ürünler sağlayabilecek.

Müzikten keyif alan insanlar, ezginin ve ritmin pınarında eriyecek ve müziğin kendisi olarak, müziğin cisimleşmiş hâli olarak şarkı söyleyebilir, çalabilir ve beste yapabilirler.

Yazıyla ilgilenen insanlar, kalplerini ve bedenlerini sözcüklerin kökenindeki dünya olan “Söz”ün titreşim alanına daldıracak ve yarı otomatik bir yazı hâlinde harika pasajlar yazabilirler.

Fabrikalarda ve atölyelerde çalışan insanlar, işlerine yaşamlarını koydukları sürece, hiçbir makinenin üretemeyeceği iyileştirme fikirleri akıllarına gelecek ve zanaatkâr ruhları boyutça yükselecek, böylece eşi benzeri olmayan işler başarabilecekler.

Yemek yapan insanlar sonsuz yaratıcılığı ifade edecek ve malzemelerin yaşamıyla birlik hâli içinde birbiri ardına lezzetli özgün yemekler yaratabilirler.

Başkalarıyla ilişkilerde de, kendi Koruyucu Ruhunuzla bir olan bir bilince dayanarak, başkalarıyla onların Koruyucu Ruhlarıyla birlik hâli içinde ilişki kurabilirsiniz.

Böylece duygularda, sözlerde ve eylemlerde yanlış anlamalar ortadan kalkacak ve herhangi biriyle uyumlu bir kader yaratmak mümkün olacak.

Bütün bunlar büyük olanla bir olmuş bir zihin hâlinden doğar.

İlahi Kıvılcım’ı hedefliyorsanız, yapılacak tek bir şey vardır.

Kutsal olanın tek bir damlası olan kendinizi, kutsal denen yaşamın büyük okyanusunun içine, damla misali, eriterek yaşayın.

Fiziksel beyinle kendiniz olarak düşündüğünüz her şeyi Koruyucu Ruhunuza tertemiz bir şekilde teslim edebilir, bir ana kucağında taşınan bir bebek gibi Koruyucu Ruhunuzun kucağına sokulabilir ve Koruyucu Ruhunuzun bilincini kendi bilinciniz olarak yaşayabilirsiniz.

İşte bu, aydınlanma hâli ya da ilahi benlikle birlik bilinci denebilecek şeyin ta kendisidir.

Şimdiye kadar söylediklerimden anladınız, değil mi?

İlahi benlikle birlik hâli, “kendinizin” “kendiliğinden olan şeyin” içinde erimesine izin vermek ve kendinizi, kendiliğinden var olan Büyük Yaşam’ın bir parçası olarak yaşamaktır.

Bunu yapabilirsiniz.

Siz tam da bunun için doğdunuz.

 

 

 

İlahi İnsanlık Olarak Yaşamanın Yolu

Bu blogdaki mesajlar, konularına göre yeniden düzenlenerek bir kitap serisi hâline getirildi.

Angelusbell

En son video burada gösterilir.

Mesajlar, yumuşak çizimlerle hazırlanmış videolar olarak da paylaşılıyor.

#08 Polishing Myself Is Such a Joy ~ When Growth Turns into Joy | Messages from the Inner Universe

YouTube kanalını ziyaret edin