Neden Adlarımızı Vermediğimiz ve Daha Fazlası
Yayınlanma tarihi Güncellenme tarihi
★Size Adlarımızı Neden Söylemiyoruz
Sizinle her zaman temas hâlinde olanın bulunduğu uzay gemisinin kaptanı olarak görev yapıyorum.
Bugün size, neden bireyler olarak adlarımızı vermeden sizinle iletişim kurduğumuzu anlatayım.
Adlarımızı size bilerek söylememizin nedeni, Dünya’da yaygın olan insan görüşünü göz önünde bulundurmamızdır.
Adlarımızı bilseydiniz, o adlara tutunur ve ayrı, sabit bir bedene sahip belirli bir kişiyi canlandırırdınız.
Ama bizim çalışmamız, siz Dünya insanlarının hayal ettiği gibi tek bir beden ve tek bir kalple yürütülmez.
Bu… farklı boyutların pek çok katmanını içeren bu gerçeği işaret edecek en iyi sözcükleri bulamıyorum, ama cüret edip söylersem, bir kişi birbirine karışıp bir olmuş birkaç beden ve birkaç kalpten oluşur.
Bu yüzden bir kişinin, boyutların derinliğinde üst üste binen ve aynı anda var olan birkaç bedene sahip olarak, zamana, yere ve kişiye en uygun hangi biçim olursa olsun serbestçe göründüğü zamanlar vardır: bazen yaşlı bir adam, bazen bir oğlan ya da kız, bazen genç bir adam ve başka zamanlarda soylu bir hanımefendi olarak.
Böyle durumlarda her seferinde farklı bir ad verseydik, tamamen farklı insanlar olduğumuzu düşünürdünüz ve bir biçim geçmişte farklı bir biçimde görünmüş bir kişinin adını söyleseydi kafanız karışırdı.
Ama bizim boyutumuzda birkaç kişinin aslında tek bir kişinin görünüşleri olması sık sık olur.
Ayrıntılı açıklamayı başka bir güne bırakacağım, ama bu nedenle size bireysel adlarımızı vermeden sizinle temas kurmaya devam ediyoruz, bu yüzden lütfen bizimle ilişkinizde bunu aklınızda tutun.
Sizinle en çok temas hâlinde olan, siz bizim yıldızımızda yaşarken ağabeyinizdi; o sizin kardeşinizdir, anlıyor musunuz?
İşte bu yüzden bilinç evriminize özellikle yakından dikkat ediyor, Koruyucu Ruhunuzla yakın ve iş birliği içinde çalışıyor ve kalbinizin ve bedeninizin ruhsallaşmasını içeriden destekliyor.

★Dünya’nın Fiziksel İnsanlığının Önüne Hiç Çıkmadık
Dünya’da, uzaydan gelen varlıkların Dünya insanlarının önüne çoktan çıktığı ve büyük güçlerle gizlice temas hâlinde olduğu hikâyeleri yayılıyor. Ama Dünya’da bugüne kadar bizim boyutumuzdaki Kozmik İnsanlık fiziksel gözlerinizin görebileceği bir biçimde bir kez bile görünmedi.
Çünkü bizim görüngüler dünyamız, sizin tarafınızdan bakıldığında, ilahi bedenin bulunduğu boyuttadır, sizin algılayabildiğiniz görüngüler dünyasından çok uzak bir titreşim alanıdır.
Üstelik Dünya insanlarının fiziksel bedenlerinin bulunduğu dünyanın titreşimi o kadar kabadır ki, kalplerimizi ve bedenlerimizi sizinkiyle aynı boyutta titreşim bedenleri olarak tezahür ettirmemiz için aradaki fark çok büyüktür.
Bu yüzden hâlâ fiziksel gözlerinizin algılayamayacağı bir titreşim alanındayız.
Uzaydan gelen varlıkları gördüklerini ya da onlarla tanıştıklarını söyleyen insanların aslında ne gördüklerine gelince, bunu söylemekten kaçınacağım.
Söyleseydim, ilginizi daha alt katmanlardaki dünyalara çekebilirdi ve her şeyden önce bu bizi ilgilendiren bir şey değildir.
Bilinciniz her zaman yaşamın kaynağında bulunursa, siz de neyin önemli neyin önemsiz olduğunu doğal olarak bileceksiniz.
★Kurtuluş İnsanlığına Kutsamalar
Kendi iç dünyanıza ve onun aynası olan görüngüler dünyasına bakarken her zaman yaşamın özünün bakış açısında durmanızı isterim.
Böyle yaptığınız sürece, gerçekten neyin önemli olduğunu ve geri kalan her şeyin yenilenmeye ve kaybolmaya mahkûm karma olduğunu açıkça anlayacaksınız ve her karanlığa ışık tutmak ve insanların bilincinin uyanışını ateşlemek daha da kolaylaşacak.
Kalbin derinliğindeki dünyadan çalışmanızı her zaman gözetiyoruz.
Bir gün, Büyük Tanrı izin verirse, sizinle tezahür etmiş biçimde buluşacağımız gün gelecek.
O günün ne zaman olacağı bütün olarak Dünya insanlığının bilincinin uyanışına bağlıdır, bu yüzden tam olarak ne zaman olduğunu söyleyemem, ama o gün mutlaka gelecek.
O zamanı sabırsızlıkla bekleyin.
Yolu açma rolüne gönüllü olup Dünya’ya inmiş olan sizlerin misyonları gerçekleşsin.
Bütün kurtuluş insanlığına kutsamalar olsun.






