Umutsuzluk ile Umut Arasındaki Boşluktan Mezun Olalım
Yayınlanma tarihi Güncellenme tarihi
Dünya’nın uyumlu bir yıldız olması ile her insanın bilincinin evrimi birbirine bağlıdır.
Siz bunun zaten açıkça farkındasınız.
Bu farkındalıkla dünyaya bir bakın.
İlk bakışta insan toplumu, her zamanki gibi, birbirine sürtünen ve çatışan bencil irade güçleriyle dolu görünebilir.
Nesnel bir olgu olarak bakıldığında, su, hava ve toprak zarar görmüş ve tükenmiş durumda.
Bütün canlılar her yıl biraz daha köşeye sıkıştırılıyor ve nesli tükenmekte olan türler artmaya devam ediyor.
Bakın, görebiliyorsunuz, değil mi?
Böyle durumları her gördüklerinde yerlerinde duramayan, göğe bakıp ellerini birleştiren ve Tanrı’ya ya da Buda’ya işleri düzeltmesi için içtenlikle yalvaran insanların görüntüleri…
Ama bazen yalnızca dilemenin durumu kolay kolay değiştirmediği görülüyor.
Hatta işler sadece kötüleşiyormuş gibi bile görünebilir.
İşte orada materyalizmin, ateizmin ve insan doğasının kötü olduğu inancının yayılması için bir üreme alanı oluşur.
Böyle bir dünyada, umutsuzluk içinde gözü kara olup sonunda kendilerine ya da başkalarına zarar veren insanlar var.
Bazılarınız her gün haberleri izliyor ve kalbinizin sızladığını hissediyorsunuz, değil mi?
İnsanların kendilerine ya da başkalarına zarar verdiği üzücü olaylar oluyor.
Ama insanlar aslında her zorluğun üstesinden gelecek güce sahiptir.
İşte bu yüzden hangi durumda olursanız olun asla umudu bırakmamalısınız.
Sizce bu neden böyle?
Çünkü insanlık, yaşamının dibinde evreni yaratan ve işleten evrenin kendi büyük iradesini taşır.
Bunun, güneşten çıkan her bir ışık ışınına benzediğini söyleyebilirsiniz.
İnsanlık, tek bir istisna olmaksızın, evrenin çocuklarıdır.

Tıpkı kelebeğin çocuğu olan bir krizalitin vakti geldiğinde kelebek olup gökyüzünde zarifçe kanat çırpması gibi, şimdi şaşkınlık içinde olan Dünya insanlığının kalpleri de başkalaşım (*1) zamanına ulaştıklarında bitkilerin tozlaşmasına yardım eden tozlayıcılar olacak ve yaşama biçimlerinin ekosistemde önemli bir rol oynayacağı zaman gelecek. (*1: bir hayvanın büyümesi sırasında biçim değiştirmesi)
Her insanın, kim olursa olsun, ilahilik denen bir doğası vardır.
O, her şeyi doğuran ve besleyen güçtür.
Yalnızca insanlık, doğanın, bütün canlıların ve insanlığın büyük uyum içinde olduğu bir dünyayı yaratacak bilgeliğe sahiptir.
Ve yine de pek çok insan bu gerçeği unutup kendini küçük görür, ama bunun nedeni az önce anlattığımız yaşamın hakikatini unutmuş olmalarıdır.
Ama siz bu gerçeği hatırladınız.
Onu hatırladığınıza göre, geri dönüş yok.
Burada duanın özünü bir kez daha gözden geçirelim.
Dileklerini göğe ulaştırmaya çalışan bir kalp de değerlidir, ama bunun da ötesinde gerçek dua, yaşamın gücünü canlı bir şekilde harekete geçirme ve kendi kaderinizi parlak bir kadere biçimlendirme gücüdür.
Böyle insanlar arttıkça Dünya yavaş yavaş yeni bir hayat soluyacak.
Herkesin içinde sonsuz bilgelik ve yetenekler vardır.
Onları nasıl ortaya çıkarıp harekete geçireceğiniz
her şeyden önce sizin kendiniz nasıl yaşadığınıza bağlıdır.






